"Evet, inkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır."
"Evet,
kâinatta hiçbir zîşuur, kâinatın bütün eczası kadar şahitleri bulunan Halik-ı
Zülcelâl’i inkâr edemez... Etse, bütün kâinat onu tekzib edeceği için susar,
lâkayd kalır."
"Fakat
Ona iman etmek, Kur’ân-ı Azîmüşşânın ders verdiği gibi, O Hâlık’ı, sıfatlarıyla, isimleriyle, umum kâinatın
şehadetine istinaden kalben tasdik etmek; ve elçileriyle gönderdiği emirleri
tanımak; ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tevbe ve nedamet etmek
iledir. Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak,
o imandan hissesi olmadığına delildir. Her neyse..." ( bk. Emirdağ Lâhikası-I (151. Mektup)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder