10 Aralık 2012 Pazartesi


"Evet, inkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır."

"Evet, kâinatta hiçbir zîşuur, kâinatın bütün eczası kadar şahitleri bulunan Halik-ı Zülcelâl’i inkâr edemez... Etse, bütün kâinat onu tekzib edeceği için susar, lâkayd kalır."
"Fakat Ona iman etmek, Kur’ân-ı Azîmüşşânın ders verdiği gibi, O Hâlık’ı,  sıfatlarıyla, isimleriyle, umum kâinatın şehadetine istinaden kalben tasdik etmek; ve elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak; ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tevbe ve nedamet etmek iledir. Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir. Her neyse..." ( bk. Emirdağ Lâhikası-I (151. Mektup)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder